Acıyı sağaltmanın bir yolu yok .' Çok acı ve dayanılmaz bir şey insanın dünyadaki macerası.'' Bu sözleri Sezen Aksu geçen gün izlediğim bir röportajında sarf etti. ve ardına ekledi. ' Bu Dünya da düğün ve cenaze aynı anda acı insanı zaman içerisinde ya acılaştırır ya tatlılaştırır ben ikincisini seçtim. 'Başından onlarca şey geçmiş ve sevdiği herkesin ölümüne şahitlik etmiş sonrasında yaşadıklarını damıtarak binlerce sözcükle şarkıya , şiire dökmüş bir kadının sözleri bunlar. Uzunca bir süre etkisinden kutulamadım geçte olsa anladım acıyı sağaltmanın hiç bir yolu yok aslında tek çaresi zamana bırakmak. Zamana bırakarak acıyla başa çıkmanın yollarını arayarak geçiyor hayatlarımız. Ben vaktiyle acımın geçmesi için o kadar çok yol yürüdüm ki bir gün bu kadar yürümenin artık beni dermansız bıraktığını anladığımda gözümü beyaz badanalı bir hastane odasında açtım. Gördüklerimden ,duyduklarımdan çok utandım .Verilen sözlerin edilen yeminlerin hiç bir anlamı yok. Zamanla ben sana kıyamadığımsın dediğiniz insanlara neleri reva gördüğünüzü bizzat yaşayarak şahitlik ettim. Olsun yine de kendimi yiyip bitirdiğim günlerin , ağlamaktan gözlerimin görmez noktasına geldiği anların, yolda yürürken tökezleyip sakarlık ettiğim zamanların , kusmaktan bıktığım vakitlerin, Ankara denildiğinde dolan gözlerimin , Neşet Ertaş ile Zeki Müren'i aynı andan dinleyip ah ulan dediğim masaların ve bunun gibi sayamadığım bir çok şeyin hatırası var ve ben şimdi bunlarla ne yapacağımı pek bilmiyorum. Bunları nereye saklasam da kimse görmese bilmiyorum. Acının da , sevmenin de , vazgeçmenin de, bana kanatlarımı nasıl bıraktırdığını da ve hepsini yaşayıp bir daha kendimden başka kimseye güvenmemem gerektiğini kime anlatsam da anlasa.
Sonuç olarak olmuyorsa olmasın amenna , gitmek gerekiyorsa gidilsin amenna, yeni yollar yeni insanlar tanınmak isteniyorsa amenna, evlenilsin amenna ,Dünya böyle bir yer amenna . Ama söylemek istediğim şey çok başka bunları yaparken 'merhem olmayacaksanız insanların yaralarından uzak durun ' sizin için çok önemsiz görünenler o insanın bütün hayallerini yıka bilir ki zaten bir insana yapılabilecek en büyük kötülüktür hayal kırıklığına uğratmak. Yaşadığım hayal kırıklıkları sebebiyle bu benim başıma neden geldi diye düşündüğüm zamanlar saymakla bitmez. Yaşadığım duygular sayesinde öğrendim ki insan bu benim başıma neden geldi dememeli. Çünkü ; İnsanda her şey var. Bilin isterim 'O bunu yapmaz' dediğiniz herkes -bu- dediğiniz kötülüğü yapacak ve 'O öyle biri değil' dediğiniz herkes tam da öyle biri '..Dilerim bu benim başıma neden geldi dediğiniz zamanlarda ahını aldığınız insanlar aklınıza gelir ve acının insanı nasıl körleştirdiğiyle , hayal kırıklığının neler hissettirdiğiyle ilgili büyük tecrübeler edinirsiniz. Dilerim çok mutlu olduğunuz anlarda bile aklınız hep ahını aldığınız insanları hatırlamakla geçer. Ve dilerim ki çok mutlu olursun..
Son söz yine Birhan Keskinden gelsin ''O günden sonra kuracak güzel bir cümlem olmadı hiç,dünya için. Rüyalarım tüller ve silahlardan bu yana sisli.Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş,Limanda bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum.Uzağımda açık denizdi o yürüdü gitti.Ben kıyıda ıssız bir ev, ince boğazda gıcırdayan tahta iskele,iskelede bir lastik, az ilerde turuncu bir şamandıra,İçimde kuzeyden bir hatıra aksiyle durgun suya vurdum.Bir siyah beyaz kare içinde, hepsi hepsi bir hatıra işte Bıraktın, unuttum, unutuldum.Seni kırdığım yerden beni de kırdılar,Ben hiç bir cümleyle ağlayamam artık seni.'
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder