11 Haziran 2017 Pazar

Geçti Mi Geçen Günler.

Sabah gözlerimi açtığımda 'Refik Durbaşın ' Geçti mi geçen günler kitabıyla göz göze geldim.Kitabı hediye edişin dün gibi aklımda.İnsan unutması gereken ne varsa unutamadığından .Bir pazar sabahı güne kendine yapabileceği en büyük ihanetle başlar..Sahi geçti mi ? gerçekten..Aramızda onca mesafe,yıllar ,yollar ,söylenmemiş sözler,edilmemiş kavgalar ,gidilmemiş tatiller,yapılmamış planlar duruyor . Geçenlerde okudum yazar diyordu ki'kavga belirli bir samimiyet gerektirir biz seninle sevgilim bir birimize ağız dolusu küfür edip barışmak için çaba bile sarfetmedik. Hep kıyıdan köşen bahanelerle , hep olmazı oldurmaya çalışmakla ,hep bir yerlerde çok daha önemli işlerimizin oluşuyla geçip gittik bir birimizden. Her şeye rağmen bu seni zaman zaman düşünmediğim anlamına gelmiyor.Boğazıma bir taş oturuyor sonra kalbim güm güm.Sanıyorum ki yerinden çıkacak.Ansızın gözlerim doluyor ,doluyor ama taşmıyor ağlamamak için bir bardak çay içiyorum.Sonra sana ağız dolusu küfür etmediğime çok pişman oluyorum.Ve bir Pazar sabahı karşımda duran kitaba bakıp içimden 'Ömrümün er vaktinde sevdalı geç vaktinde gençliğimin;Unutma  sevseydim seni severdim sevgilim.' şiirini okuyup.Kaldığım yerden hayata devam ediyorum.