14 Haziran 2010 Pazartesi

HAFİFLEMEK..!!!



Hiç beklenmedik bir anda telefonuma düşen mesaj , kış soğuğunda odun sobasının yanında uykuya dalmak , müzik dinlemek ,banyoda yüksek sesle şarkı söylemek , Yorgun bir günün ardından içilen bir bardak çay , kapının önünde çekirdek çitlemek ,balkonda oturup karpuz yemek , sabah iş yerinde kocaman gülümsemesiyle günaydın diyen insanlar, Simit -ayran ikilemesi, rakı - balık-roka üçlemesi , tüm denizler ,bütün martılar , dost sohbetlerinde atılan kahkahalar, yeni doğan her bebek , şükreden ve var olanla yetinmeyi bilen insanlar, rüzgârın saçlarımı savurması , yağmurun yağması ,kumdan kale yapmak , ayaklarımı uzatıp kitap okumak, bir küllah dondurma , emek emek yaptığım işlerimin yolunda olduğunu görmek, heyecanla geçirdiğim bir günü telefonda başka insanlara anlatmak , anlaşılıyor olmak , gökkuşakları,kelebekler , papatyalar , Fırından yeni çıkmış ekmek kokusu, mavinin her tonu ,umutlarımın hiç bitmiyor olması ve bunun gibi yazamadığım aslında ayrıntılarda gizlenen her detay beni mutlu etmeye yetiyor ve tüm yüklerimden kurtulup hafiflemiş olarak yola devam edeceğim umuduyla yaşıyorum...


11 yorum:

EBRU-KIRMIZI SAÇLI ACEMİ YAZAR dedi ki...

ne güzel...

beenmaya dedi ki...

sahiden de senden bunları duymak ne güzel :)))

Efsa dedi ki...

seni seviyorumm

cüzzamlı melek dedi ki...

yordum zihnimi ama sanırım asla hafiflemediğimi fark ettim.
naparsam yapiim, aklıma takılacak bi acı, adaletsizlik buluyorum kendime. dünyanın canı acıdıkça, evet rakı-balık; ya da sevgilim; ya da gripin dinlemek iyi geliyo bana ama sanırım hafifletmiyo...
üzgünüm bu yorum için, ama gerçek bu...

İzlediks dedi ki...

yazın için teşeküürler

ruhgezgini dedi ki...

hepside süper zevkli bana göre listeyi basıp buzdolabına asmalı ve her gün en az üç tanesini yapmalı.

ruhgezgini dedi ki...

Ateş Böceği
bloğumda size ait bir ödül var uğrayıp alırsanız sevinirim.Sevgilerimle

Elif Gizem dedi ki...

her kelimesinde bir gülümseme yerleşti yüzüme. dağılıp büyüdü, şimdi kocaman bir hafiflik var yüreğimde...

MoMo dedi ki...

Sevgili Ateşböceği; ne kadar yalın isteklerin, aslında içimizde ne kadar yoğun hisler bıraktığına dair çok güzel bir yazı olmuş... Kumdan kale yapmak, odun sobasının yanında uyuyakalmak ve ayaklarını uzatıp kitap okumak benim yazdıkların arasında favorilerim :)
Birde blogumda seni bekleyen güzel bir ağaç varki, uğrarsan seni görüdüğüne çok sevinecek :)

Dolunay dedi ki...

aynen canım.

özlem dedi ki...

Zaten bu duygu değil midir insanı ayakta tutan ?