17 Şubat 2010 Çarşamba

ALDIRMA ONLARA...!!!


Karşıma geçip oturdu ürkek, ağlamaklı .. Ben sevmeyi bilmiyorum dedi sesi her zamnkinden daha kırılgan ...Sonra bir sürü inci tanesi döküldü gözlerinden.. ve kan çanağına dönmüş gözleriyle baktı bişiyler söyle Neden böyle...

Daha önce böyle bir soruyla gelseydin karşıma farklı şeyler söylerdim ..Bırakma derdim mesela ,durmadan anlat kendini onlara belki anlarlar asıl fikrini..Öyle düşümediğini açık açık beyan et derdim ..Dinlemeselerde sen konuş ki insanlar üstüne gelmesin derdim..Fikrim de zikrim de değişti yaşadıklarımla..Bunca yaşananlara rağmen bunun suçlusu olarak kendini görmekten vazgeçmelisin önce ...Fazla önemseme insanları eğer haddinden fazla dikkate alırsan söylenenleri ,yaşaanları mutsuz olursun ...Tüm evren insanlığın önüne diz çökmüşken ...İşte bir tek insanoğludur olan biten herşeyi yok edip geri dönülmez bir hale getiren..Öğüten ,kıran,yoksayan her birimiz kendi içimiz de bir dünyayız ve kendi yörüngemizde hayat buluyoruz...Ve sadece benzeşiyoruz aynı değiliz ,farkılıyız ...Bunun böyle olduğuna inan aslında sen sevmeyi bilmiyor değilsin sadece herkes senin kadar sever sanıyorsun ve bu durum sanmaktan öteye gitmiyor... Neden böyle davrandığını anlamak zor değil..Sevgisiz büyüyen her insan açtır bu duyguya ve tüm insanlar onu sevsin ister tıpkı kendisi gibi çok sevsin ister ...Hayatın ve insanların bu kadar kolay olmadığını anlamaksa uzun sürmez.Çünkü insanlar hiç yanıltmaz....Peki seni neden bu kadar şaşırtıyorlar hala anlam veremiyorum ..Bekleme kimse sen çok seviyorsun diye o çok kadar sevmez. Aksine gün gelir arkalarına bile bakmadan çeker giderler .. Kara kışa çevirirler bir günde hayatını öylce kalırsın ..Öğrenemedin hala..Her insanın iklimi başkadır..Yere göre duruma göre giyin kuşan zırhını..Kendi iklimin de bahar ol sen önce. Bırak başka diyarların çiçeklerini yeşertmeyi..Kendi bahçenin kelebeği ol ,mis gibi erguvan ol kendine leylak ol ,akşam sefası ol ,yada köklü bir çınar ol dostlarına ...Ama bırak ayırk otlarıyla uğraşma ..Kendi toprağına ihanet eder onlar ..Kendi yaşamlarını sorgulamayı unutup her daim başka insanları sorgularlar.Ve hatta çoğu zaman suçlarlar ..Çünkü onlar mutlu olmanın ne demek olduğunu bilmezler..Bir başkasının sevgisinide anlamazlar..Yabancıdırlar bu duygulara içine düştüklerinde ilk yapacakları şey kaçmaktır sadece... Şimdi tam da burda ben sadece diye bilirim ki sana ...Kim ne yaparsa yapsın , kim ne derse desin , kim nasıl düşünmek isterse düşünsün ... Aldırma onlara...

KURU ,KARA BİR AĞAÇ NE BİLSİN BAHAR OLMAYI..







13 yorum:

Evren dedi ki...

belkide sır; kuru kara ağacın da baharın da değerini bilmekte be ateş... hani demişsin ya, benzeşiyoruz ama farklıyız diye...ayrık otuda pek ala faydalıdır değerini bilene... en az erguvan kadar, ya da daldan dala uçuşan bir kelebek kadar...
ama değer bilmeyene, asma bahçeleri vaad etsen de kaçar gider işte...
değerinin bilindiği, kocaman yüreklerde yeşert sevgini...

Evren dedi ki...

Neden güzel bahçedeki istenmeyen ayrık otu gibiyim bazen... Ve herşeyin olması gerektiği gibi olduğu bir dünyada nasıl bir duygudur ayrık otu olarak koparılırken biteviye ağlamak ama sesini duyuramamak.

Neden ihtiyaç duyulduğunda arananım da ben, diğer zamanlarda ayıklanıp ortadan kaldırılmak istenen... Hadi bana anlat lütfen: Ayrık otu olmayı ben mi seçtim de şimdi dikilip; nasıl arsız büyüyor, kurumadı kökü diye söyleniyorsun başımda.

Denemedin ki beni sevmeyi, istemedin ki beni bahçendeki gül kadar. Fark ettin mi bilmem ama ben de sevdiğin baharla geldim bahçene. Neden aslan ağzı, sümbül ve erguvan gülümsetiyor da yüzünü, beni görünce dönüyor gözlerinin feri. Olamam ki sen istedin diye ben gül. Dikenim yok acıtamam ki tenini.

Yağmur beni de yeşertiyor işte ve güneş yeşile döndürüyor rengimi. Aktarlara vermek için toplayan kadınların gözdesiyim ben. Yok etmek değil beni toplarken amaçları, onlar beni koparırken acımıyor köklerim benim. Beni acıtan senin yok etme isteğin. Sen değerimi bilmesen de varlığıma sevinenler var benim.

Hatırlar mısın sabahları en çok çiy benim kırılgan incecik kollarımda toplanırdı da, sen içime kadar sokulup çiyi severdin sadece... Aslında gözyaşlarımdı fotoğrafladığın, yok etme istediğine akan içimin acılarıydı parmağınla aldığın...

Şimdi bir aktarın cam kavanozunda bana sahip olmaktan mutlu olacak alıcımı bekliyorum ben. Son yolculuğumda mutluluk verecek olmaktan ağlayamıyorsam gözyaşlarım kalmadığından değil, kuruduğumdandır...

yazmışım, ayrık otu olmak hali üzerine...
değer belki de ateş... değeri bilmek... kara kuru olsa da bir ağacı, baharda açmasa da sevebilmek...

doğru diyorsun; kara kuru bir ağaç bahar olmayı bilmez...

BeD@rdeM dedi ki...

bahar yeşertir içimizdeki çocuk sevinci... Baharda açmayı bilmeyenlerle değil, gelen baharla ilgilenmektir önemli olan. Kaçırdığımız her baharda kaybettiklerimizle ağlamadık mı çoğu zaman? Sevgimle....

ayci dedi ki...

hmm...
sulanmadigi sürece bilemez yesermeyi o agac...hakkli...

cüzzamlı melek dedi ki...

sen sevmeyi bilmiyor değilsin sadece herkes senin kadar sever sanıyorsun...

ne kadar doğru, ne kadar isabetli...

ela dedi ki...

Bazen söylenenlerde insanın aklını yerine getirmeye yeter.Yargılanmak bazen işe yarar sİrkelenirsin büründüğün sahte kalıbından kendin olmaya başlarsın söylenenler karşısında.

sufi dedi ki...

Ateş böcüğüm;
Ayrık otu ayak ağrılarına iyi gelir diyorlar.Yol kenarlarında biterler bilirsin. Her yörenin insanının meyilli oldukları hastalıkları doğrultusunda o yörede bitki ve meyveler oluşturulmuştur yüce planca.Dikkat et sonbahar ve kış ayları grip soğuk algınlığı tavan yaptığında limon portakal çıkar piyasaya.Baharda meyve furyası olur erik çilek kayısı vs.Sen bahar dallarını açtırmayı planlıyorsan şu ara aman yavaş yavaş açıl canım yalancı baharlara kanma.Sevgilerimle.

Ateş Böceği dedi ki...

Evren: Sanki sen orda ben burda bir birimize cevap vermişiz yazılarımızla ..

Evet kara kuru bir ağacı bahara döndürmek daha güzel olurdu ama ..Diyorum ya benim dediğim ayrık otları kendi köküne ihanet eden cinsten..

Ateş Böceği dedi ki...

BeD@rdeM :Aynen baharda kaybettiklerimiz öyle çok oldu kii ağlamaktan önümüzü göremez olduk..

Ateş Böceği dedi ki...

ayci : Bazı ağaçlar vardır ki sulasanda fayda etmez çünküü kötülükten beslenirler iyilikten anlamzlar..

Ateş Böceği dedi ki...

cüzzamlı melek :Hepimiz öle değilmiyiz melemm herkezi kendimiz gibi biliyoruz ve hep ordan kaybediyoruz..

Ateş Böceği dedi ki...

ela : Budur zaten insanı insan yapan sadece ve sadece kendisi olmak ve olabilmek..

Ateş Böceği dedi ki...

sufi :Yavaş yavaş ..Şimdi değil zaten ama insan kendi ikliminde bahar olmayı başarmalı be sufimm her daim yoksa yaşanırmı şu hayatta ..