
Üçü de saatini ve zamanını bekliyordu. Sabahtan sözleşilmiş bir randevuydu ve o’nu görmeye giderken sessizlik esastı. Kuralları yoktu belki bu yolculuğun ama gizli bir düşünce olan biteni düzenliyor kişiler arasında ki bağlantıyı sağlıyordu. Gitme zamanı yaklaştığında içlerinde garip bir hüzün kimsenin anlamlandıramadığı. Kurallara uyarak hızlı ve çabuk adımlarla arabaya binildi. Varılacak son noktaya yolculuk başladı.
Arabayı süren en bilge olanımız. Hızlı ve çabuk hareketlerle arabayı sürüyor ve aklından gecen onca cümle sanki kafasının üstünde kara bulutlar oluşturuyordu. Gözlerini yola dikmiş aklında geçenleri anlamak için fazlaca bir şey yapmak gerekmiyordu. Sadece acemice ve telaşla yaptığı el kol hareketlerini izlemek yeterliydi. Yanında oturan kişi daha dalgın daha düşünceli en karamsarımız ve yolculuğu en çok sevenimiz. .Kafasını cama dayamış yol boyunca uzanan ağaçlara ve gördüğü her bir nesneye anlamlar yükleyerek sessizliğe ortak oluyordu .Arabanın içinde tek bir ses yok ama üç nefes birlikte alınıp verilen üç soluk hakim havaya.Arkada oturan sessizimiz ve en çaresizimiz .Susmak hiç yakışmasa da kendisine eski muzipliğini sandığa kaldırıp üzerine giydiği bu sessizlik giysisi eğreti dursa da üzerinde payına düşen bu durumu kabullenmişti artık.Yolumuz uzun sessizlik gizli bir anlaşma ..…
Üç yürek aynı anda atan. Yol uzun, yol güzel, yolculuk bu üç kişiyle başka güzel.Aynı anda üç sigara yakıldı .Arabanın pencereleri açıldı.Çukurova’nın sıcak nefesi karıştı soluklarına .Gidilen yer gece geç saatte gidilmemesi gereken ama en çaresiz olanın gitmekte ve onu görmekte ısrar ettiği yer.Hava kararmak üzere ışık huzmelerinin güneşle dansını bırakıp yıldızları yakma zamanı çok yakın .Sessizliği radyonun açılan sesi bozdu.Herkes kendi yaşanmışlıklarını gözden geçiriyordu belli ki.Dillere dolanan şarkıyı kendi hayatlarını gözden geçirerek söylüyordu.En karamsarımız halinin ne olacağını düşünüyordu.En bilge olanımız yorgunluğunu gözlerinden çıkartıp atacak gibi kısık gözlerle yola bakıyor ve en sessizimiz özlemin ne olduğunu ciğerlerinde hissediyordu.
Uzunca bir süre yol gidildi. Ve varılan noktada şu sözler karşıladı bizleri.
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
Gittiğimiz yer koca çınar ağaçlarıyla kaplı. Mistik bir duygunun insanı sarıp sarmaladığı ve en çaresiz olanımızın sevdiğini emanet ettiği mezarlığıydı. Ağlamamak için söz vermiştik bir birimize ve kimse ağlamadı. Mezarlık sulandı eski günler gözlerden film şeridi gibi geçti dualar okundu. Ve dönüş yoluna hazırlanıldı.
Bilge olanımız direksiyona geçti. Karamsar olanımız yine yanına ve çaresiz olanımız sessizliğe yol aldık. Dönüş yolunda artık üç kişi değildik dördüncüde gelmişti yanımıza. Görmesekte varlığını hissediyorduk ve bu çok ağır geliyordu. Özlem gelip serildi aramıza anlaşma devam etti kimse konuşmadı ve radyonun sessi biraz daha açıldı. Şu sözlere yüksek sesle eşlik edildi.
Bir sabah saçlarımı okşayıp da rüzgar


6 Yorumlar:
bende mi o yolda, o arabanın içinde, sessizliğin arasında, dinlenenlerin içindeydim acaba...
kalbindeki kederin geçmesini diliyorum,biliyorum kolay geçmez ama yine de en kolay yapamadıklarımızı diliyoruz nedense.
ben de yoldan geldim...
hüzünlü bir yoldan.
Mayam: Sende Benimle Birlikte O yolda Sessizliğin içinde tamda kalbimin orta yerinde duruyordun ...Acaba deme bu tamda böyle
y.: Geçiyorda geçerken çok şey götürmez umarım :):)
Absalom: Oy tombulum tombulum yoldan geldim yorgunum..:):)
Sen ve hüzün yakışmadı bir birine seni hüzünlüyken hayal bile edmiyorum nedense :):)
Yorum Gönder
Şii Ateşböcüğü çok biliyorsun sen..