5 Ekim 2016 Çarşamba

CİĞER






' Bu Dünya insanlara göre tasarlanmamış.Misafir olmamız bu yüzden.Başkasının evi burası.'


Uyumak için bir avuç hap içip hiç uyuyamadığım zamanlar.Hayat karşısında ritim bozukluğu yaşadığım zamanlar.Bir tülü derdimi anlatamadığımı, derdimi kimsenin dinlemediğine inandığım , dert anlatmaktan bıktığım zamanlar. Bilirsiniz insan en çok böyle zamanlarda acır kendine.İnsan ne çok acıyor kendine.Kendim için bir şey yapmam gerekiyordu..Çevremdeki insanların zoruyla doktora gitmeye karar verdim.Hastanelerden nefret ederim.Randevu günü geldiğinde yol boyunca içimde çıt çıt ses geliyor.Kemiklerim.Doktorum beklediğimden çok daha  yakışıklı ve yaşına göre çok daha güler yüzlü bir adam çıktı. Doktorları hiç sevmem. 'Neyiniz var '' dedi. Bilmiyorum bilmek istesem doktor olurdum.Bir saate yakın konuştuk.Konuşmanın bir yerinde ağzımdan Ben de bir şey var canım acıyor ama neresi olduğunu ben de tam olarak  bilmiyorum.Sanırım ciğerlerim kendine yeni bir Cumhuriyet kurmak istiyor '.cümlesi çıktı.Bir de kemik sesi çıt.Bir sürü evrak ve iç organlarımla odasından çıktık.Tahlil yaptırmak için uzunca bir koridoru  ciğerimi cebime koyup yürümek zorunda kaldım.Ciğerlerimin filmini çekeceklermiş.Bir filim çekilecekse en kralını benim ciğerlerim çeker.Yeniden sıralar ,evraklar iğneler hepsi uç uca eklenip önümde yol oldu.Kişisel tarihimin en saçma filmiydi.

Bir kaç gün sonra sonuçlar çıktı.İşler pek umduğum gibi gitmemişti.'Burcu hanım ciğerleriniz su toplamış ' bak sen benim ciğerlerime.Ya sen kimsin kendi kafandan iş yapıyorsun.'hastaneye yatmanız gerekiyor ' cümlesinden sonra bütün organlarımla kavgaya tutuştum.Bana yaptıklarına bak yıllardır gözüm gibi bakıyorum oysa.Bir günde darbeler tarihinin en sisnsi planını yapmışlardı Resmen kandırılmıştım.Bütün hepsine resti çektim.Bu bedenin sahibi benim her şeyin en iyisini ben bilirim.Siz kimsiniz darbe yapıyorsunuz.Sesimi biraz fazla yükselttim galiba.Öksürüğüm bitsin evde hesaplaşıcam sizinle.Kemik sesi çıt.Eve gidip hepsiyle toplantı yapmaya karar verdim.Ortalığa saçılan bütün organlarımı bir poşete doldurıp  yarın görüşmek üzere doktora veda ettim.

Eve geldim.Kanepenin üzerine elimde ki poşette ne varsa boşalttım.Poşetten çıkmalarıyla beraber başladılar benimle kavgaya. Hepsi bir ağızdan konuşuyor.Kimin ne dediği anlaşılmıyor.Sigara içmek istiyorum.Ciğerim karşı çıkıyor.,İnsan ciğeriyle kavga eder mi ? Ağlamak istiyorum.Gözlerim ,gözümün içine baka baka yeter diyor.Beynimin ağza alınamayacak cümlelerle beni tehtit ediyor.Kalbim canım benim en sessizi o, Düzensiz bir ordu gibi salonun her yerine saçıldılar.Bunların hepsini çamaşır makinesinde 90 derecede yıkasam akılları başlarına gelirdi fakat bu pek mümkün görünmüyor.Bir sigara yaktım.Uyumuşum sonra.


Sabah hepsine ayarı çekip hastanenin yolunu tutuk.Evraklar,imzalar,hemşireler,hastalar v.s derken .Ben kendimi buz gibi bir oda da tek başıma tavanı seyrederken buldum.Hepsiyle anlaşma imzalamaya karar verdim.Aldım ciğerimi karşıma ' bak sen benim en değerlim sin lazımsın bana yapma' dinlemedi.Öyle olur zaten bu hayatta en değer verdikleriniz ilk fırsatta sizi sırtınızdan bıçaklar. Döndüm beynime bari sen yapma sen buraların başkomutanısın.Aklını başına topla sen yoksan ben bir hiçim.Beynim resti çekti.Olmaz buraya gelene kadar-aklın neredeydi.Kemik sesi çıt.Yok dinlemiyorlar.Ben de kendimi Türk hekimlerinin şifalı ellerine bıraktım.İlaçlar,kusmalar,mide bulantıları.Bir ara yan odadan bir feryat yükseldi.' sen ne karışıyon öleceksem ben ölecem '.Memet amca dediler yine sigara içiyor oda da.Hemşirede yakalamış basmış fırçayı.Hastanenin koridoru insanla doldu bir anda. Memet amca ne kral adammış ,hemşirelerin hepsini dize getirmiş.Bir haftaya yakın hastanede yattım.Her akşam kurulmuş saat gibi Memet amcanın sigara kavgasını dinledim.Israrlarıma daynamayan ciğerlerim ve cümle organım barışmayı kabul etti.Şerefsizler kevgire dönmem mi gerekiyordu bunun için.Çıkış işlemlerini hallederken bir feryat geldi. Memet amcanın odasından.Hastanenin çevresinde ki bütün kuşlar havalandı. Memet amca öldü.Kemik sesi çıt.


Ağlamanın insanı rahatlattığını söyleyenlerin hepsi yalancı.Ağladıkça ağlar mı insan ,ağladıkça azalır mı?Yıllardır hiç doğmamış çocuğumun ölüsünü kucağıma vermişler gibi ağlıyorum.Bitmiyor ,her şey bitiyor payıma düşen ağıt bitmiyor.Hastaneden eve gelene kadar ağladım.Eve geldim bütün iç organlarım iyiydi.Ama bir şey vardı.Kalbim isyan etmeye başladı.Bu isyanı bastıracak gücüm kalmadı.Bütün kemiklerim kırılmıştı.Elim kolum önemli değildi de göğüs kafesim niye kırılmıştı.Bu kavgadan en zararlı yine kalbim çıktı.Konuşacak yüzümde kalmadı onunla.Bir süre susalım dedim.Ağladığımı söylemem gerek yok sanırım.Uyumuşum sonra. Rüyamda annemi gördüm.Gel dedi.Gidemedim.




Hiç yorum yok: