15 Ekim 2016 Cumartesi

(*)



'Beyin ölümüm gerçekleşmediğinden teknik olarak yaşıyor olmakla suçlandım.' Ben zaten o ilk acıyla ölmediğim de çok gücenmiştim hayata''.Demiş ya şair tıpkı onun gibi.Çok kırgınım hayata.Anlatamam anlatılamayacak kadar çok çünkü.Yaşamakla altından kalkamayacağınız kadar çok.Hiç bitmeyecek miş gibi ,unutmamak için parmağıma doladığım ip gibi.Bir zaman sonra parmağıma doladığım ipten ötürü kolumu kesmişler gibi.Elimi kolumu nereye koyacağımı bilmez miş gibi.Sırtımda kimsenin bilmediği bir kamburu taşıyor muş gibi Bir gün bu kamburdan kurtulur muyum diye çabalarken daha çok batmak gibi.Sürekli koşup hep yarı yolda kalmak gibi.Bir sürü cümle kurup içinden geçeni anlatamamak gibi.Çok sebebi olup hiç sebepsiz harcanmak gibi.Yüzlerce şey yazıp hepsini tek tek silmek gibi.Kaçmak isterken olduğu yere çakılı kalmak gibi.Ağacın döktüğü yapraklara bakması gibi...'Delirseydim her şey çok daha kolay olacaktı ama o kadar çok acı çekiyordum ki deliremedim' der gibi Onlarca cümle kurup yine de hiç anlatamamak gibi. Şarkıya gelince günlerdir bıkmadan ,usanmadan dinliyorum.Belki 100. dinlemem.Sözleri ayrı müziği ayrı kalbimi tam 12'den vurdu.Unutmamak için buraya bırakıyorum.İnsan acısını da ,öfkesini de unutmamalı çünkü.'

Hiç yorum yok: