13 Nisan 2014 Pazar

PAZAR.


Müslüm Gürses - İtirazım Var paylaşan: sgenel


Çocukluğum küçük bir mahallede çıkmaz bir sokağın en sonunda ki evde ,sokakta top oynamakla ,köpeklerin kuyruklarına teneke bağlamakla, ip atlamakla geçti.Herkes pek neşeliydi. Bir tek evimizin hemen yanında oturan komşumuzun oğlu Tayfun abi hariç sanırım babası o çok küçükken ölmüştü.Normal şartlarda babasız bir insana göre fazla komik bir insandı.Sokağa çıkar uzun boyuna bakmadan bizimle top oynardı.Mahallede sevmeyen yoktu.Büyükler için çabuk geçen zaman biz çocukla için geçme bilmeyen uzun bir ömür gibiydi..Tayfun abilerin bakkalları vardı.Yaz akşamları dondurma alır gelir bütün mahalleli kapı önüne oturmuşken çocukları toplar başlardı bir sürü soru sormaya ,sorunun cevabını bilene de , bilmeyene de dondurma ikram ederdi.O zamanlar iyi insan olmanın karşılığı olan bir kaç iyiden bir tanesiydi.Dedim ya çocuklara zaman geçmiyordu o zaman.Bir gün Tayfun abilerin evlerinde büyük bir kavga çıktı.Bütün mahalleli sokağa döküldü.Tayfun abiyi benim hiçbir zaman bilemeyeceğim bir sebeple ağlarken ilk o gün görmüştüm.

Zaten O günden sonra Tayfun abiyi çok az görür olmuştuk mahallede.Sadece çok net hatırladığım her Pazar Müslüm Gürsesi son ses açıp akşama kadar dinlediğiydi.Bir günde omuzlarına Dünyanın derdi yüklendi Bir günde insan nasıl yaşlanır ben Tayfun abiden öğrendim 10 yaşındaydım.Mahallede benim annem dahil ne kadar kadın varsa kapı önlerinde Tayfun abiyle ilgili ''ne olacak bu çocuğun hali' şeklinde sohbet ederlerken biz ekmeğin arasına domates koyup sokaklarda üstümüze döke saça yiyorduk.Dert ne ? tasa ne demek ,insanı içten içe çürümesi ne demek henüz ezberlememiştik.

Bir Pazar sabahı Tayfun abilerin evinden yine Müslüm Gürses sesleri yükselirken.Ben abimle bakkala kim gitsin kavgası ediyorduk.Abimden yediğim okkalı tokadın şiddetiyle kendimi kapının önüne zor attım.Başladım ağlamaya ,sesimi duymuş olacak ki Tayfun abi pencereye çıktı '' ya ne ağlıyorsun Pazar ,Pazar ilerde çok ağlarsın zaten git yüzünü yıka'' deyip Müslüm Gürsesin sesini biraz daha açtı .O gün Tayfun abinin dediğine gülüp geçtim zaten  o günden sonra bir daha görme şansım olmadı.Başka mahalleye taşındılar.Sanırım bir yıl sonra öldüğünü öğrendik.Annem çok hastaydı.Gidemedi cenazesine.Biliyorum içine dert oldu.Pencerenden mi düştü,pencereden kendisini mi ? attı hiç bir zaman öğrenemedik.Annemi çok severdi.Zaten annem de ondan bir yıl sonra öldü.

Bu Pazar sabah uyandığımda.Kahve yapmak için mutfakta cezveyle uğraşırken yan komşunun evinden Müslüm Gürses seslerinin yükseldiğini duydum.Öyle cezve elimde kala kaldım.İnsan bir günde nasıl yaşlanır,dert ne demek ,tasa ne demek artık çok iyi biliyordum..Karşılık olsun diye son sen  Müslüm Gürsesi açtım..Bir yandan ağlayıp ,bir yandan kahve yapmaya bıraktığım yerden devam ettim.Biliyorum Annem,Tayfun abi ,ve Müslüm Gürses banabakıp gülümsediler... 

3 yorum:

Yazgüneşi dedi ki...

bazen bir koku
kimi zaman bir renk
bazı bazı da bir melodi
dağıtıveriyor değil mi ya insanı....

matias dedi ki...

atesi buldum:)
itirazı olan beri gelsin..

safransarı dedi ki...

"itirazım var bu yalan dolana.."
tayfun baştan itiraz etmiş zaten hepsine.