13 Ocak 2014 Pazartesi

AMA BAZEN ÖYLE OLUYOR İŞTE.

Merhaba Jospi,bazı sabahların akşamında o lanet olası uyku girmiyor insanın gözüne..Hani gözünü çıkarsan koysan ortada ki sehpanın üzerine yinede elden bir şey gelmiyor.Gecenin bir yarısı insan gözünü çıkarsa zaten ne işe yara ki.Benim gözlerim Jospi gördüklerinden çok utandı zamanında ,ulan bir kez akıllanmaz  mı insan hayat karşısında görecek bilecek ne var sanki sen de yaşana herkes gibi  bok mu var gecenin dördün de uyanıp müzik dinliyorsun derdi annem sağ olsaydı belki.Ya da içme şu zıkkımı yeter demeye yeltenirdi. İnsan gecenin dördün de niye uyanır ki Jospi.

İnsanlar her gün toplu halde ya da tek tek Tanrının karşısına geçip tutamayacakları bir sürü sözveriyor ve kamyon dolusu yemin ediyorlar. Ben mesela yemin etmeyi sevmem.İnsanın ettiği hiç bir yemin tek bir günahını bile temizlemeye yetmez çünkü.Çok yoksun bırakıldık zamanında derdim ben çıksam karşısına ..Hani yoksulluk çok dert değil de bunca yoksun bırakılmak hak mı ? şimdi.. İnsan gecenin dördün de niye uyanır ki Jospi ? Lanet olası Dünyada herkes mışıl mışıl sevdiğinin koynunda uyuyup ,uyanık olanlarda bir ton yemin ederken ben gözümü çıkarıp koysam şu ortada ki sehpanın üzerine üstüne alınan çıkmaz yani.Ama bazen öyle oluyor işte.Gözümü çıkarıp al bundan başka bir şeyim yok diyesim geliyor.Daha fazlasını da bekleme benden.

Gün ışımaya başladı  yavaş yavaş .Sabah kaldığımız yerden devam ederiz yaşıyormuş gibi yapmaya. En iyi yaptığımız şey nasılsa.Önce yüzümüze kocaman bir gülümseme iliştiririz yaşıyor sanırlar.Hani niye isyan ediyorsun diyorlar ya neyse .Zaten benim dışımda ki herkes yaşadığıma inanıyor. Hiçbir şeye şaşırmayan  beynim bir tek hala nasıl yaşadığına  şaşırıyor.İnsan gecenin dördünde niye uyanır  lan Jospi.? 

2 yorum:

David Caine dedi ki...

Sonra gittin.
Birlikte kışlıkları naftalinleyecektik.
Söz vermiştim unutmayacaktım gözlerini
Bir yeşil fanila gibi ipte, alıp ütüleyecektim.
Herkese iyi akşamlar demeyi öğretecektim gözlerine.
Sonra gittin.
Çocuk oldum bir daha, ağladım.
Kaç şiir, kaç kere sular altında kaldı.
Kitaplar, aşk, her şey.
Her şeyi son bir kere daha kurtaramazdım.
Keşke nane şeker gibi mentollü bir buluttan doğaydım
Sonra gittin.
Beyaz bir küf büyüdü evde, tersten yağan kar gibi.
Keşke dünya toz şekeri ile kaplı olsaydı.
Çocuk oldum sonra ağladım, yağmur bile beni ayıpladı.
Söz dedim, söz verdim.
Ruhumu gömdüğüm yer hala belli.
Güneşi özledim, sonra seni
Keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.

Sonra gittin
Gözlerin bir yeşil fanila unutulmuş balkonda
Sicim yağmur taklidiydi
Artık iyice inceldi.

Didem Madak
İnsan,gecenin dördünde niye bu şiiri okur ki..

đerkenαя dedi ki...

Ara sıra sevdiğin şeyleri de yapsan, mesela sinemaya gitsen, sahilde yürüsen, kitap okusan :)

Senin mutlu olmanı istiyorum.