2 Ağustos 2013 Cuma

(*)

Şuanda bir hastane odasındayım.Size kendimden bahsetmek isterdim ancak insanın kendiyle ilgili şeyler daha fazla canını sıktığından ve ben canımın sıkılmasından usandığımdan ,karşımda yatan Haticenin durumdan bahsetmek isterim.29 yaşında kanser olmuş Hatice.1 çocuk annesi , hafta'nın 2 günü kemoterapiye maruz kalıyor.Hatice konuştukça ağlayan bir insan.Benim nazarımda ağlayınca güzelleşen tek insan.Bir yandan ağlayıp,daha 3 yaşında dediği oğlunun resmine bakıyor.Ben o esnada kendimi hastanenin penceresinden atmak istiyorum..İnsan 29 yaşında kanser olmamalı diyor Hatice belki grip daha makul bir hastalık ona göre bu konuda pek emin değilim.Emin olmadığım çok konu var.Ve ne zaman hangi konuda emin değilsem , pişmanda olurum..Hastane koridorlarında gezinirken fark ettim.Sanırım deliriyorum...

Delirmek demişken.Size biraz çaresizlikten bahsetmek isterim.Artık beynim kafamın içinde kulaç atmaya başladı.Neyse ben kendimden bahsetmek istemiyorum.Ne diyordum çaresizlik,geçen gün mezarlığa gittim.Bulduğum en güzel ağacın altına uzandım uzunca bir süre havaya baktım.Hava bence topraktan sonra en kral element.Birden kadınların ağlama sesleri karıştı havaya.Büyüdü büyüdü kafamın içinde bin tane yok binden daha fazla şimşek çaktı.Bu coğrafyada ağıt hep kadınlara..!!Çok sonra farkettim en çok annesiydi ağlayan.18 yaşındaymış trafik kazası geçirmiş.İsmi Ceren,annemden sonra gördüğüm en güzel ölüydü.Yanına uzanmak istedim.Dönüşte gidip gelmekten ezber ettiğim mezar taşlarına daha dikkatli baktım.Baktıkça ağladım ,ağladıkça baktım.Sonra boşverdim...

Boşvermek demişken.Size bıkmaktan bahsetmek isterim.Ben ağlaya ,ağlaya akıttım beynimi.Artık herhangi bir beyne sahip değilim.Böyle kafamın içinde rüzgarlar esiyor.İnsan birşeyden bahsederken kendini anlatmadan hiç bir sonuca varamıyor.Neyse konumuz yine ben değilim.Hakkı abi bıktım deyip elinde ki faraşı suratımıza fırlatana kadar,onun mutlu olduğunu bile düşünmüştük.Bir insan bu kadar mı bıkar arkadaş.Hakkı abi 40 yaşında .Sayılarla arası pek iyi değil ama ,her ay sonu belediyenin ekmek kuyruğunda ne kadar parasının gideceğini ezbere söyleyebilir.Hakkı abi öyle bıkmışki hayattan o kadar olur...

Hayat demişken.Size artık kendimden bahsetmek isterim.Günlerdir bir ölüyle aynı bedende yaşamaktayım.Beni sürekli ve farklı sebeplerle,sürükleyerek yaşamaya zorluyor.Uyusa azıcık ,yani belki biraz uyusa hani diyorum artık uykusu gelsede zıbarsa..!!Gözleri kan çanağı gibi oldu artık.Bazen ağlamaktan ,çoğunluk hasta olmaktan.Nefes alamıyor gececleri.Gündüzleri Allaha emanet.Evden kitap almak için çıkıyor  ,peynir alıp ayağını sürükleyerek dönüyor.Bunu nasıl başarıyor inanılır gibi değil.Kimseyi dinlemiyor.Hep başına buyruk.Sinirden çatlamamak elde değil.Bir derdi var , insanların ne güzel dertleri var.Dert demişken size kendimden bahsetmek isterim....

5 yorum:

şafak dedi ki...

aslında her eklediğinde okuyorum
her okuduğumda üzülüyorum hayata kızgınlıkla karışık
hayata kızgınlığım yeni bir şey değil aslında
ama zamanla insan o kızgınlığı taşımaktan bile yoruluyor
fakat sana yaşattıklarına ucundan kıyısından bakınca
kendim için taşımaktan yorulduğum o keskin öfke yeniden bileyleniyor elimde olmadan
neyse diyeceklerim bunlar değil
hoş denilecek şeyler neyi değiştirir / bu cümle bir soru cümlesi değil eskiden kalma bir kabulleniş /
bilmeni isterim ki bu seni mutlu eden bir şeymi kestiremesem de
sen bu günleri ve o hastalığı atlatacaksın
Çünkü öyle hissediyorum
istiyorum ayrı ama hissediyorum da
ve inan çok seyrek hisseden biri oldum ben çok mevsimdir
evet sen bu hırpalayıcı ve zorluklar yumağı dönemi atlatıp gerinde bırakacaksın bir gün
uzun olacak belki, elbet zor olacak orası kesin
ama olacak
işte sonra hepimizden çok daha fazla kapının arkasına bakmış
hepimizden daha fazla sevinci sahi hüznü sahi biri olarak gezineceksin kalabalıklarda
bu günler geçecek ve bu sana inancımdan kurulan bi cümle değil
zaten seni tanımıyorum ve yazdıklarından çok direndiğini de sanmıyorum
ama içimdeki bu seyrek hissettiğim şeye inanıyorum
sen de bana inanma kendine inandığını da sanmıyorum ama bi yabancının içindeki şu hisse inan eğer mümkünse : )
ve lütfen diren,,en azından hepten bırakma kendini
ve inan yakından tanıdığım biri var bu hastalığı gerisinde bırakan
oluyor yani,,olduğunu bil
ve geçecek sende de
ha sonra ne olacak dersen o kısma bir şey diyemem
hayat yine gayet yakından bildiğin gibi çoğunluğa adaletsiz
ve gayet merhametsiz akıp gitmeye devam edecek
ve benim ve bi dolumuzun içinde ona karşı derin bir öfke
kalacak
hep keskin
hiç bileylemesek bile..
sonunda yazmaya gözümü karartabildiğim son yazılarının altına
sana ve oradaki herkes için, çok geçmiş olsun demek istiyorum
çabucak geçip gitsin
geçsin
geçecek.


Ateş Böceği dedi ki...

Şafak çok Teşekkür ederim.Geçmeyen ne var ki...

Yazgüneşi dedi ki...

Böcüğüm..
gayret
hiç bitmez sanılanlar elbet bitiyor..
seninki de iyi bitecek..
demişti dersin ..:)

asayra kurt dedi ki...

rabbim derdi verir dermanını da verecektir elbet çünkü biz hep sınanıyoruz bu yolculukta size destek olmak gelmiyor elimden okuduklarım beni üzmedi desem yalan olur ama hangimiz sınanmıyoruz ki benimde bebeğim olmuyor mesela ama inancımı yitirmeyeceğim bir örnek vermem gerekirse senin bebeğin olmaz hemen başka yollar deneyelim denildiği an iki ay içinde bebeğim oldu ama düştü,gel görki mevlam neylerse güzel eyler kim derki olmaz diye inanma dercesine o annelik hissini yaşatmıştı bana inanıyorum ki birgün gerçekden bir ömür yaşayacağım o duyguyu.neyse kendimden çok bahsettim yazılarınızı okuyacağım çünkü çok içten çok güzel daha umutlu yazılar daha beyaz bir sayfa bekliyorum inşaAllah

Shirin Serkan dedi ki...

Hayatın acılarına katlanmak bazan zor da olsa yaşamın mutlu eden pek çok güzellikleri var.. umarım o güzellikleri yakalarsınız ve hissedersiniz.