20 Temmuz 2013 Cumartesi

AH.




Kahve seversin orta şekerili söyledim sana içersin değil mi dedi.

Boş gözlerle baktım.Unutmamıştı bu şaşırtıcı değildi.Esas beni şaşırtan gecenin bir yarısı artık görüşmeliyiz diye attığı mesaj ve sonuna koyduğu malum gülücük işareti oldu.

Sigarada istersin sen şimdi deyip gülümsedi.
 
O an gözümün önünde milyon tane ''an'' canlandı.Güldüğümüz,ağladığımız ,gezdiğimiz çoğu zaman yıkılıp kaldığımız.Hepsini toplasan bir ömür ediyor işte.''Yine çok dalgınsın'' o kadar cılız bir sesle söyledi ki.Duymakla, duymazdan gelmek arasında kararsız kaldım.Karşılıklı sigara içmeye başladık.Ben o kadar bıktım ki artık ,konuşmaya  ,gülümsemeye , ya  da herhangi bir şeye mecalim kalmamıştı.Ona  bu kadar zamanın üstüne neden msj attığını sormaya cesaretim yoktu.' Ah ' işte öyle kalmıyor dilden döküldüğü haliyle.
 
Özür dilerim dedi.
 
Bunu söylerken o kadar ciddiydi ki.Yıllarca beraber gülüp,kavga ettiğim insan değildi sanki.Yüzü gözü tüm varlığıyla karşımdaydı ve bir zamanlar bana yaşattıklarından ötürü özür dileyecek kadar gözünü karartmıştı.
 
Özür dileyecek herhangi birşey yok.Bana yaşattıklarınsa artık anlamını yitirdi.Üstünden uzun zamanlar geçti ve fakat beni büyüttü.Ben aslında bunun için bile sana bir teşekkür borçluyum.Bir sigara daha yakarım her şeyi unuturum sanıyorum bazen , bu ara iki pakete çıkan sigara ortalamsıyla herşeyi unutmanın bir yolunu buldum. 
 
Ben aslında sana görüşmeliyiz derken.Cevap yazacağından bile büyük bir şüpheye sahiptim.İnsanın aklına gelmeyen başına geliyor , tesadüfen çok alkasız bir zamanda çekildiğimiz bir fotoğraf geçti elime.Ve sana özür borçlu olduğumu hatırlattı hayat banadedi.
 
Çoğu kereler ,  hiç farkında değilken gördüm seni  dedim.Bazen yolumu değiştirdim,bazen uzaktan izledim.Mutluydun ,huzrulu görünüyordun.Hepsi o.İnsan hiç unutmuyor aslına bakarsan.Misal şimdi bana sorsan , gecenin bir yarısı sırf iş olsun diye 5 saatlik yola gidip geldiğimiz günü ,ve sabahına iş yerinde nasıl uykuya kaldığımı eksiksiz anlatabilrim.Bu unutulmuyor ,''insan birinin kendisine nasıl hissettirdiğini unutmazmış'Bunu nerde okuduğumu hatırlamıyorum ama bu doğru bir söz.O gün hissettiğim şey ile bugün ki arasında belki inanmazsın milyonlarca kilometrelik  fark var.Şimdi hayattan , yaşamaktan nefret ediyorum.O zaman tutkuyla yaşamak istiyordum.Şimdi bitsede gitsek diyorum.O zaman ,ölmekten korkuyordum ,artık ölmek istiyorum.
 
Önce afalladı.Ne diyeceğini  bilmeyen insanların çaresizliğiyle.Hala kızgın mısın bana  dedi.Ben sana oturup anlatsam ,inanır mısın ? Ya da işte ne demem gerektiğiyle ilgili bir şey söyle bana.
 
Çakmak nerde versene , bir sigara daha içmeliyim.Ve pardon bana bir çay getirir misiniz? dedim.Hemen arkasına ekledi '' çay bardağında ve üç şekerli lütfen ''.Annen hastaymış bir kaç ay önce duydum üzüldüm.Umarım iyi olur dediğimde.Uzaklara bakma sırası ona gelmişti.
 
Annemi geçen ay kaybettik.Kızma bana ama ,gelirsin diye çok bekledim.Ölmeden önce seni görmeyi çok istedi .Ve çok severdiniz birbirinizi biliyorsun , ne zaman kavga etsek araya girer kızardı ikimizede.
 
Çay bardağıyla ,kaşığının sesi çınladı kulaklarımda.Öyle baktım hayatım boyunca bardağın boş kısmıyla haşırneşir olan bir insanım ben.Dolu kısmı beni hiç bulmadı.Tam bunları düşünürken 'eee  soruma cevap vermedin.Nasılsın neler yapıyorsun bana kızgın mısın ,hiç geçmeyecek mi bu kırgınlık?
 
Derin bir nefes daha çektim.Sigarayı söndürdüm yenisini yaktım.Anen için üzgünüm.İnsanız ve ölmek inan bana yaşamaktan çok daha tehlikesiz.Bana neler yaptığımı sordun ya hani diye söze başladım.Yaşamaktan bıktım daha doğrusu böyle yaşamaktan bıktım.Kırılmaktan ,bu kadar ahmak olmaktan .Her seferinde ciğerlerimin bile isteye sökülmesinden .Gözümün içine baka baka yalan söylenmesinden bıktım.Hiç bir şey olmamış gibi ben geberirken insanların ''hayat çok güzel '' demesinden bıktım.Bana umut et dedikten sonra buraya kadar mış hadi başa dön demelerinden bıktım.İnsanların sürekli gelip özür dilemelerinden aslında sen bunu haketmiyorsun daha iyisine layıksın demelerinden bıktım.Şimdi ne yaptığımı  sorarsan bir iki gün önce gerçekten şah damarımı kesmek üzereydim ama yapamadım ,yapmadım.Ölmekten korktuğumdan değil , ölmeme ihtimalim olduğundan.Benden özür dilemen hiç bir şey değiştirmiyor çünkü ben payıma düşen acıyı dibine kadar yaşıyorum zamanında da yaşadım.Sana kızgınım , sana kırgıım , gördüklerim ve yaşadıklarım yüzünden kendimden nefret etmekteyim.Lütfen bir daha beni arama , hayatında olanlarla ilgilenmiyorum.Seninle ilgilenmiyorum ,yaşadığım ve hissettiklerim yüzünden kimseyi suçlamaya hakkım olmadığını biliyorum.Biz bir zamanlar çok iyi dosttuk artık bitti.Yaşadıklarımı unutmadım dahi yaşattıklarınıda ,ama dediğim gibi bana çok sevdiklerimin hissettirdikleri şeyler yüzünden ,artık ilaç içmeden uyuyamıyorum.Vicdan azabı çekmen için değil bir daha kimseye bana yaptığını yapma diye söylüyorum.Yoksa ben yaşadıklarımdan hissettiklerimden ve yaptıklarımdan pişman değilim.Hesabı iste lütfen ,artık gitmeliyim.
 
 
Usulca masadan kalktım.Arkama hiç bakmadım.Eve geldiğimde kendime o kadar yolu nasıl yürüdüğüm konusunda cevap veremedim.Ağladım ama çok ağladım.İkinci paket sigaramı bitirdim.Rüyamda ciğerlerimi söküp kuşlara yem ettiklerini gördüm.Sabah uyandığımda bir daha kimseye güvenmeyeceğim konusunda ciğerlerime söz verdim.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

4 yorum:

İbrahim Ballıcan dedi ki...

Yazılarında hep kendimi bulmuşumdur. bu yazında da olduğu gibi. ..

Ateş Böceği dedi ki...

Sağolasın.Teşekkür ederim.

Erkan Şen dedi ki...

Ateş,

Mevlana Mesnevi'nin 3. cilt 3430. beyit sonlarından başlayarak der ki:

"Ölüm, kimin nazarında tehlikeyse “ Tehlikeye atılmayın “ emri de onadır.
Fakat birisinin nazarında ölüm, hakikat kapısının açılışından ibaret olursa ona… “ Haydin, çabuk olun “
hitabı gelir.
Ey ölümü görenler, uzaklaşın… ey haşri, dirilmeyi görenler, çabuk olun!
Ey lûtuf görenler, ferahlanın, sevinin… Ey kahır görenler, bu bir belâdır, gamlanın!
Ölümü, bir Yusuf gören, canını feda eder, kurt olarak görense yolunu sapıtır!
Oğul, herkesin ölümü, kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!"

Ateş, biz kurttan kaçmada değilsek de kuyuda bir Yusuf da değiliz!

Biliyor ve birbirimizi anlıyoruz değil mi?

Ateş Böceği dedi ki...

Bana dost.
Birbirimizi çok iyi Anladığımızdandır,karşılıklı gülümseyişimiz.