1 Haziran 2013 Cumartesi

( * )

Çok ağlamasın o hasta olur derdi. Âmâ öncesinde hallice bir dayak atardı ki hayata olan hıncını, sinirini benden çıkardığını sanırdım çocuktum. Yaramazlıkta sınır tanımazdım.

Dün ve ondan önce ki gece dayak yemedim ama ağlamaktan kan kusacak kadar bıkmıştım artık. Ne oluyor sana neyin var diyen insanların sayısı her geçen gün çoğalmakla kalmayıp. ‘ Bak hayat ne güzel ‘ söylemleriyle devam ediyordu. Aslında benim sinirimi en çok da bu bozuyor, hayatın güzel  olduğunu düşünecek kadar ne yaşadın ki dedim bir tanesine , ‘’eee çok şükür işim var dedi ‘’ al dedim iç bir sigara o zaman hayat daha güzel oluyor. Ben sigara içmem dedi. Akşam eve giderken kendime içecek bir şeyler alayım hayat güzel değil madem kafamız güzel olsun. Marketin kapısında çocuğun teki yanıma gelip abla ‘mendil ister misin deyince ‘ cebimde ki bütün parayı eline tutuşturup uzaklaştım. Vicdanımı rahatlatmanın bir yolunu daha bulmuştum neticede. İnsan vicdanını en kolay nasıl rahatlatır bilir misiniz ? Doktor, kendinden daha kötü halde ki birine yardım ettiğini düşündürecek olaylarla karşı karşıya kalmak. Doktor demişken, malum insan kan kusunca birazda olsa endişeleniyor  ‘’ bir şeyin yok psikolojik dedi. Psikolojinin babası Sigmund Freud selam olsun ki bir şeyim yoktu hayatın başlangıcı madem psikolojiydi onu da a.q farz olmuştu. Neyse marketin kapısında aldığım mendili çantamın ön gözün sıkıştırıp eve geldim. Televizyonu açtım haberler mühimdi izlemek lazımdı. Taksimde göz gözü görmüyor sayın seyirciler diyen sunucunun göz seğirmesi yaşadığının farkında olan bir ben değildim sanırım. Sonra kadının tekinin panzerle kavga edecek kadar cesur olduğuna izledim. Benim cesaretim yoktu. Cesareti olan insanlara selam olsundu. Orda olsaydım dururdum öylece. Hayatta hep durmak gerekir çünkü. Bilirsiniz ta en başından kaybedilmiş hayatlar vardır. Başlamadan bitmiş , Başkasının doğrusu olmayı değil hep yanlışı olmayı tercih etmişlerdir.Sizin acı dediğiniz ne varsa hepsini ezber etmiş ,Üstüne söyleyecek söz kalmadığından durmuşlardır. Onlar ki bu hayatta ta en başında kaybedenlerdedir. Hayat onlara dayak atmayı değil malum dayak yemeyi  öğretmiştir.

Çok ağlamasın o hasta olur derdi. Âmâ öncesinde hallice bir dayak atardı ki hayata olan hıncını, sinirini benden çıkardığını sanırdım çocuktum. Yaramazlıkta sınır tanımazdım.



1 yorum:

Meral dedi ki...

Hep cesur kalın...