7 Aralık 2012 Cuma

HER ŞEY AYNI.




Uzun zamandır görmediğiniz biriyle aniden karşılaşınca  önce şaşırıyor sonra üzülmekle sevinmek arası bir duyguyla baş başa kalıyorsunuz.Bugün sabah yağmurun da yağdığını görünce biraz erken çıkıp yürüme isteği doğdu içimde  kalktım hızla hazırlandım çok çok iki durak öteden binerdim  servise Yavaş yavaş yürürken arkamdan birinin '' Burcuu '' diye seslendiğini duydum.Önce üstüme alınmadım , birden koluma yapışıp ' sana sesleniyorum duymuyor musun  dediğin de '' gülümsemeyle karışık bir şaşkınlık ifadesi yerleştirdim yüzüme .Bu tip durumlarda en iyi yaptığım şey insanları memnun edecek bir yüz ifadesine sahip olabiliyor olmam.Karşımda ki yaklaşık 6 senedir görmediğim ve bu sabah kimseyi görmek istemediğimden görmekten pek haz etmediğim biriydi.Evimin yakınlarında ki pastahaneden iş yerinde yemek için bir şeyler almaya gelmiş.''Merhaba , nasılsın iyi misin , nerede çalışıyorsun v.b muhabbetin bitiminde bana.''hiç değişmemişsin gülümsemen bile aynı sadece  biraz kilo almışsın hepsi bu '' dedi.Kalbim acıdı.Ben onu tam 6 yıldır görmüyordum.O ise evlenmiş 2 çocuk sahibi olmuş , saçları kırlaşmış bir şirkette yönetici olacak kadar çok çalışmış.Kendince bir çok soruna sebep bakmakla yükümlü olduğu çocukları , eşi ve mutlu hayatı olan birisiydi.Ama ben aynıydım.6 koca yıl geçmiş ben yine aynıydım.Haklıydı ben her Pazar çamaşır yıkayıp , Pazartesileri onları katlamakla uğraşıyordum.Her gün aynı yollardan , aynı koltuğa oturarak işe gidiyordum.Sıklıkla ve aynı uzunlukta saç kestiriyorum.Tırnaklarımı aynı düzlükte yemeye devam ediyordum.Ben sanki hep aynı yerde duruyordum.Bir günüm diğer günün kopyası değil birebir aynısıydı.Hayatıma birileri girip geldikleri istikamette ve aynı hızla geri çıkıyorlardı.İnanabilirsiniz ki o an o bir şeyler anlatırken ,onu öldüre bileceğimi geçirdim aklımdan.Sonra derin bir nefes alıp gülümsedim.Her sorusuna ''iyi işte ne olsun '' diyerek karşılık verdim.

Aslına bakarsanız yıllardır iyi değilim. Diyemediğim'den insanlara hep iyiyim diyorum.Kimsenin mutlu olmadığını fark ettiğimden beri saçma sapan hikayelerle kendimi kandırıyorum.Bana sorarsanız bu pek umurumda da değil.Ayak üstü yaklaşık 10 dakika sohbet ettikten sonra.''Gel bugün seni işe ben bırakayım hem laflarız '' dedi.Teşekkür ettim.Servise geç kalmamalıyım hadi sağlıcakla deyip birbirimize numaralarımızı verdik.' Bir gün bize de gel eminim eşimle iyi anlaşırsın 'dedi.Gitmeyeceğimi bile bile çok istediğimi söyledim.Bu benim insanlara söylediğim ilk yalan değildi elbette..O yağmurun şiddetinden koşarak  arabasına bindi ve hızla uzaklaştı.Ben yine aynı olduğum yerde durdum arkasından baktım.Yavaş yavaş yürüdüm.Servis tam zamanında geldi servise bindim.Tok bir ses ''hayırdır neyin var senin yine ağlamışsın'' dedi. Bir şeyim yok ''her şey aynı '' dedim.Kulaklığımı taktım Hayat berbat diye bir şarkı çıktı.10 yıl sonrada aynı şeyleri yapıyor olacağımı bilerek yağmuru izledim.



7 yorum:

Erkan Şen dedi ki...

ikimizden biri kesinkes yalan söylüyor!

Ateş Böceği dedi ki...

:) Kesin ben yalan söylüyorumdur.

alter ego dedi ki...

insanların yaptıkları bazı şeyler, sadece insanlıkça (bir çoğunluk olarak) gerekli görüldüğü üzere olağanlaşmış, tabulaşmış ve bu vesileyle de herkese karşı öne sürülebilen bir tür "ilerleme" olmuş. şimdi arkadaşının yönetici olması da, evlenmesi de, çocukları olması da insanlıkça ortak mutabakat sonucu gerekli şeyler addedilmiş, bu yüzden de bunu sana veya bir başkasına söylerken de şüphesiz ilerlediğini ifade ediyordur senin de bundan kendine paye çıkarman olağan. fakat kendin ne düşünüyorsun, "ilerlemek" kısmında kendinden ne bekliyorsun bu önemli. mesela ben de evlenmedim ve olağanüstü birisi hayatıma girmezse pek düşünmem evlenmeyi. hele ki çocuk yapmak düşüncesini korkunç buluyorum. bu durumda tüm bunları ilerleme olarak kabul edebilir miyim? elbette edemiyorum. herkes birbirinden bekler böyle şeyler, benden de bekleniyor mesela ama buna rağmen ben herkesin kabul etmiş olduğu bazı ilerlemeleri kendime uygun bulmuyorum, aksine beni gerileteceğine inanıyorum. bu durumda bir başkasının durumunu da içerlemiyorum, aksine küçümsemiyorum da sadece kendimi bilmek istiyorum.

bunları neden yazdım; bence boşuna yaşamadın ve boşuna yaşamıyorsundur eminim. eğer öyleyse ben de boşuna yaşamışımdır ama öyle görmüyorum. kendini bil gerisi pek mühim değil. hayat göreceli, herkese göre bir ilerleme, bir varoluş sahası var.

Ateş Böceği dedi ki...

alter ego: Aslına bakarsan benim burada bahsettiğim şey onun evlenmiş olması iyi bir işinin olması v.s değil.Elbette herkesin ilerleme şekli biçimi ve beklentileri birbirinden çok farklı. Sadece fark şu ki bir çok insanında içinde bulunduğu ve benim hala bulamadığım şey 'amaç' her gün aynı şeyleri ben de sen de yapıyoruz tek farkla kimilerinin amacı var ve fakat benim herhangi bir amcım yok.

alter ego dedi ki...

o zaman ben de ilerlemeden kastımı değiştireyim, zamana çekeyim ve şöyle diyeyim; amaç dediğin şeyin ucu nereye çıkar ki? hangi amaç ebedidir yani.

hadi bunu geç insanların hangisi amaçlarını kendine göre seçebilmiş, kendi kendine bir motivasyon bulmuş? insanlar içinde, hepimiz birbirimize bakarak bir amaç buluyoruz, herkes başkasının amaçlarını görüyor ve kabul etmeye çalışıyor; çünkü örnek bu, başka gördüğümüz bir şey yok ki. ama kimse de buradan edindiği amacı tam anlamıyla benimseyemiyor bence, boynu bükük, bir sürünceme gidiyor ve anlamsızlaşıyor. amaç denilen şey o amaca varıldığında biter zira. ama hayat bu değil, üzerinde engel bantlarının olduğu bir koşu değil bana kalırsa.

absalom dedi ki...

atesssss:))
ilerlemek ne yahu?
amac ne hele:)))

amac felan yok kuzum.
yok.

yaratılıs gereği hormonlarımız gereği bebek ihtiyacımız var...
çocuk yapma içgüdüsü.
mesele budur.

ben de, benden çoook kücüklerin çocuklarını felan gorüyorum kıskanıyorum...
herkes çocuk yaptı ulan.
çocuk yapma mevsimi bu ara zaten.
daralma ağlama kıyamam.

yok ilerleme...
yok basarı...
yok amac diye diye telef ettiler bir nesli zaten.

korkmayacaksın.
yapacaksın bir cocuk.
alacaksın bağrına.
doğru adam mı doğru zaman mı doğru evren mi felan diye düsünürsen isin içinden çıkılmaz...

yap kurtul...
herseye cozüm olacak.
herseye ama.

e biz de yeğen seveceğiz altın takacağız:))

olmedik daha:))

cem dedi ki...

şimdi sorgulamaya başlamak gerekiyor bir şeyi ama yapmayacağım. Sadece, insanları hayalimde canlandıracak kadar içindeydim okurken, hatta yüzüne gerektiği kadar hüznü bile yerleştirdim. Sonra kır saçlı adam arabasına koşarken bond çantasını kafasında tutuyordu ve ince uzun paltosu yine de ıslanıyordu vs.