9 Kasım 2012 Cuma

MÜZİK.





Uzunca  bir zaman önce Türkçe çalan hiç bir müziği dinleyemiyordum.Ne zaman bir yerde denk gelsem ya ağlıyor ya da sessizleşiyordum ki bu yüzden insanlar benden nefret etmeye başlamıştı.Bu böyledir  insanlar ,etraflarında mutsuz birilerini görmek istemezler.Oysa kimsenin benden nefret etmesine ihtiyacım yoktu ben kendimden yeterince nefret ediyordum.Bir gün , denize kıyısı olan bir memlekette ciğerlerimi çıkartıp bir bankın üstüne bıraktım.Bana ne yapsalar fayda etmezdi artık.Bir kere insan vazgeçtiyse , kim ne yapsa hiçbir şey eskisi kadar güzel olmuyordu.Yapılanların , gördüklerimin yaşadıklarımın bana reva olup olmadığını sorgulamakla kaybettiğim onca zaman hırslanıp tekrar düşene kadar hızlı adımlarla yürümeyi de denemedim değil.Ne yazık ki bazılarının kaderidir düşmek.Ben düştüğüm sırada bile , mutlu olduğumu sandım.Ne değişti derseniz , ben dışarıdan bakınca gülümseyen için de yaşamayan birini büyüttüm.O kadar büyüdü ki bir gün gelip beni öldürmesinden korktuğum da oldu. Herkesin bir hikayesi mutlaka vardır.Kimisi yıllarca olmayan birini bekler , öteki olanı kaybeder , berikin annesi yoktur , bir diğerinin babası.Hep olmayana ağlamaz mı zaten insan.Ben olana da çok ağladım.Bu kadar iyisini hakkedecek ne yaptığımı düşünmüşlüğüm de vardır.Kötüsünü söylemiyorum bile..


Bir gün , denize kıyısı olan bir memlekette ciğerlerimi söküp bir bankın üzerine bırakmıştım.Sigara paketiyle kavga ederken kulağıma .çalınan müziği bu gün radyoda dinleyince aklıma geldi .O gün orada ben bir çocuk büyüttüm.Bu son olsun demiştim.Olmayacağını anladığımda , eskisi kadar ağlamadığımı fark ettim. Yazık ki artık  ciğersiz nefes almayı ezber ettim..



7 yorum:

Erkan Şen dedi ki...

Ateş,

Bir:
İnsanlar senin sandığının aksine etraflarında mutsuz insanları görmeyi daha çok isterler. İsterler ki kendi mutsuzluklarını etrafındakilerle kıyaslayıp kendilerini mutlu sansınlar. Bir başkasının omuzunda ağlamaktansa bir başkasının onun omuzunda ağlamasını tercih eder insanoğlu...

İki:
Düştüm
Düştüm ben kimse bilmez
Karanlıktır çünkü düştüğüm sokaklar
Yalnızımdır doğrulana kadar

Düştüm ben kimse bilmez
Ayaktayımdır çünkü gördüklerinde
Dosdoğru durmaya çalışırım hep

Düştüm ben kimse bilmez
Anlamazlar hiç neden sürekli gri giyindiğimi
Bilmezler çünkü sadece onun kir göstermediğini

Düşmüştüm bir zaman ben
Kimse bilmez
Kimse görmez
Kimse duymaz
Kimse konuşmaz
Çünkü karanlıktır
Yalnızdır
Sessizdir çocukluğum

Ateş Böceği dedi ki...

:) İkisini de ayrı ayrı sevdim.Ama ikincisini daha çok. Bir de sohbet etmeyi özledim :)

İ.x.İ.r dedi ki...

ben de seni okumayı özledim.

Evren dedi ki...

tam da erkanın söylediğini söylemeye gelmiştim... ki bir an düşündüm. ben sanırım çevremde mutlu insanlar görmek istiyorum evet, istiyorum çünkü her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilenlerin hayatın içinde bir yerde olduğuna inanıyorum. o yüzden sevgili küçüğüm, sen mutlu azınlıktan ol... dağlarda kar olmak da zordur, yalnızdır dağ başındaki kar, ama bence sorsak kar o dağın tepesinde olmaktan mutludur :)

Ateş Böceği dedi ki...

İ.x.İ.r : o vakit daha sık bekleriz :)

Ateş Böceği dedi ki...

Evren:Kesin mutludur bence de :)

Yazgüneşi dedi ki...

Tam Erkan Şen'in dediklerinin diyecektim..
hep derim ki
bana mutluluğumu paylaşabilen dost lazım..
kendisi mutlu ya da mutsuz olsa da birinin mutsuzluğunu paylaşır, dinler insanoğlu..
esas mutluluğu paylaşamazlar.. hele ki kendileri mutsuzsa...

ama her şey bir yana
ne yap yap bul ciğerleri,nin sen.. inan söktüğüne değmez hiç birşey.. bul yerleştir yerine.. ben yş kırk itibari ile öğrendim ki hayatta kim ne yapıyorsa kendine
sadece kendine...