22 Şubat 2012 Çarşamba

GÜZEL BİR GÜN ÖLMEK İÇİN



Öyle bir suçluluk duygusu var ki bende, yemeğin yemediğim yarısının bile kalbinin kırıldığını düşünüyorum.. Böyle yaşamak kolay olmuyor elbette.. İnsan, yaşamayı becerebilenlerin karşısında donup kalıyor.. Yani merak ediyorum, insanlar nasıl oluyor da yaşamaya ara vermek istemiyorlar.. Bana gelince, ara vermek bir yana, yaşamak istediğimden bile o kadar emin değilim.. O tür bir saplantım -ya da kararlılığım diyelim- hiç olmadı.. Kendimi dünya için o kadar zorunlu veya yararlı da görmüyorum üstelik.. Soğuk makarna gibiyim, ne dünyaya zarar vermek istiyorum ne de büyük bir yarar sağlamak gibi önlenemez bir isteğim var.. Var olmak, o kadar da heyecan verici gelmiyor bana.. Buna karşılık, yok olmanın da anlamlı bir yanını göremiyorum.. Tavşan boku gibiyim bir bakıma; kokmaz, bulaşmaz.. Sizin anlayacağınız, eğer ölümü anlamlandıran yaşadığınız sürece yaptıklarınızsa, pek şansım yok.”


ECE TEMELKURAN

6 yorum:

şafak dedi ki...

hımm,,şimdi mevzunun bencesi şudur ki,
yaşamaya yada ölmeye çaba harcayası olmayan kişi
/ki bunların erkekleri iyidir hoştur : )
ama işte konu bu değil/
demek istediğim şuydu ki,
yaşamak ve ölmeye altı çizili anlamlar yüklemiyosa artık kişi
hani altı çizili anlamları solduysa
yada daha anlam olamadan onlar bir içte sustuysa
yani
yaşamaya ve ölmeye biri hayli takatsizse
kişinin bu ikisi üzerine düşünmesine de çok bi gerek yoktur bence.
özetle bazı ruhların hayat diye tanımlanan şu kıyıcı akışa ayak uyduramayışı sonucu hissettiği kırılmalar
ve ertesinde kalan ölmek de yaşamak da bir duygusu
zaten yorgun bi duygudur
onu yaşam ve ölüm üzeri düşüncelerle hepten bunaltmayalım, derim ben : )
ama düşüne düşüne
bundan bi sıçrama noktası yaratıp kendine
şahane bi hayat yapacaksa sonradan
düşünsün tabi o zaman : )
/ben bi numarasını göremedim ama belki başkasında işe yarar diye düşünce gücüne arada bir inanmak : )/
son olarak,
kendini akıntıya bırakmiş yaprak
az ilerde şelale var yada yarından sonra nehir kuruycakmış hacı, diye tırsmaz
/uydurulmuş çin atasözleri : )/

Ateş Böceği dedi ki...

O değil de şu çinliler gerçekten kafası çok güzel insanlar değil mi sence de :=)

İbrahim Ortaç dedi ki...

o pirinç tanesi ağlar diye boşuna dememiş eskiler. boşa geçirdiğimiz güne bile borcumuz var. cebindeki parayı direk çöpe atmak gibi birşey..

Hamiyet Akan dedi ki...

Aslında herşeyi anlamlandıran içindeki sen şimdi sessizce dinle bakalım onu ama sıyrılarak tüm etrafını saran sahteliklerden, anlamsızlıklardan ve bakalım ne diyor sana :) Etrafında yaşananlar aynaya bakmak gibidir bir bakarsın bir beden görürsün, bir bakarsın daha arkadaki başka şeyleri ve sonra baktıkça bulanır her şey ama aynayı indirip direk bakmayı denersen her şeyin aynadan yansıyandan çok farklı olduğunu göreceksin. İçinde bir yerde aynadan daha güzel yansıtan bir şey var ve o sensin. Hiçbir şey ve hiçbir kimse bir tek sen etmez unutma.

Mutluluk gölgen değil ta yüreğinin merkezi olsun.
Sevgi ve muhabbetle...

infantulus dedi ki...

yayın dışı,yayınlama
ölmek


dedem insandı
ailesi oldu
sanırım bunu anlatmıştım
kardeşleri annesi babası çocukları
yoklukları sevinçleri hataları
çabaları neşeleri hastalıkları
"sisli soğuk köy sabahlarında yanan sobanın sıcaklığı" oldu...
gitti, diğerleri gibi

otobüs beklerken vasiyet yazdım
kafamda, kendimle konuştum;
kol bacak yüz iris kalp böbrek ciger vs vs bağışlayacaktım ve anneme öldüğümü söylemesinler,gömüldükten sonra söylesinler, eşim buz gibi soğuk olsun,metin olsun,oğlum bilsin onu nasıl sevdiğimi,önceki 5 kelime bile yüreğimi sellereboğmaya yeterli..geldik,gideceğiz..sorun değil, illa süper mükemmel olmak,erdem güzellik yada çıkar karanlık peşinde koşmak da gerekli değil,soğuk makarna gibi olmak da bişey...

nasılsa öleceksek neden yaşamayalım, neden bok çukuruna gömelim kafamızı,neden sürekli koşturmaca yerine bir ağaç dibine uzanıp gökyüzünü seredalarken salya sümük ağlamayalım....

yaşamak...budur asıl öenmli olan dediğim şey değil...yaşamak, fark ederek,hissederek,ışığı ağaçları kuşları çocukları hastaları çaresizlikleri kötülükleri saflıkları bulutları sesleri suyu denizi karıncaları topragı karı fırtınaları anıları mezarları kelebekleri sevinçleri ile yaşamak,en içte...
mutlu kal,sağlıcakla kal

alter ego dedi ki...

yorum yazmak istedim fakat yazmayı düşündüğüm şeyleri daha önceden yazmış olduğumu anımsadım ve kolaya kaçarak bunu paylaşmakla yetineceğim; http://yazikarakteri.blogspot.com/2012/01/hayatn-sacmalg-var-olmak-mutlu-sona.html