14 Aralık 2011 Çarşamba

(*)

Bir göl vardı evimizin karşısında, 
Mavi gözleri olan, 
Kara yağız bir şehirde yaşamışım meğer yıllarca. 
Ya siz, 
Nasıl bilirdiniz çocukluğunuzu ey cemaat? 
Nasıldı 
Öldürdüğünüz birinin cenaze namazını kılmak? 
İlk üç vişneyi verdiğinde bahçedeki ağaç 
Annem sevindiydi hatırlarım. 
Ah demişti. 
Ah! 
Üç küçük kırmızı dünya verilmişti sanki ona. 
Annem çok sevinmelerin kadınıydı. 
Bazen sevinince annem gibi, 
Rengarenk reçeller dizerim kalbimin raflarına. 
Annem çok sevinmelerin kadınıydı, 
Sıcak yemeklerin. 
Başına diktikleri o taş, 
Ne zaman dokunsam soğuktur oysa. 
Ben okşadığımda ama, ısınır sanki biraz.

(*)


Hatırlar mısın? 
Mavi saçlı bir tanrı gibi severdim Burdur Gölü’nü 
O göl şimdi içimde kocaman bir anne ölüsü. 
Vişne bahçeleriyle dolu, 
Neşeli bir şehre benzerdi senin sesin. 
Bazen ölmek istiyorum 
Beni yeniden doğurman için 
İri, ekşi bir vişne tanesi gibi. 



DİDEM MADAK 

2 yorum:

beenmaya dedi ki...

ne zaman, hangi şairden, hangi şiiri yazacağını gerçekten iyi biliyorsun!

David Caine dedi ki...

Mükemmel Bir Yazı..